Yargılanan bir sanığın cezai ehliyetinin tespiti sürecinde mahkemenin izlemesi gereken usul nedir? Hangi kurumların raporu esastır ve raporlar arasında çelişki olması halinde nasıl bir yol izlenir?
Mahkeme, sanığın akıl hastalığına dair en ufak bir şüphede (sanığın beyanı, dosyaya sunulan bir rapor vb.) konuyu araştırmak zorundadır. Tek hekim raporu veya genel devlet hastanesi heyet raporu yeterli değildir. Yargısal uygulamada izlenen usul şöyledir: 1) Sanık, tam teşekküllü bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesine veya Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine (genellikle 4. veya 6. İhtisas Kurulu) sevk edilir ve suç tarihi itibarıyla TCK m. 32 kapsamında cezai ehliyetinin olup olmadığına dair heyet raporu alınır. 2) Gerekli görülürse, mahkeme CMK m. 74 uyarınca sanığın gözlem altına alınmasına karar verebilir. 3) Alınan raporlar arasında (örneğin hastane raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında) bir çelişki varsa, bu çelişkinin giderilmesi için dosya Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gönderilir ve buradan alınacak rapor nihai ve bağlayıcı kabul edilir. (Bkz: Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2016/6469)