Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu iddiasıyla açılan bir işe iade davasında, davanın sadece asıl işverene veya sadece alt işverene karşı açılması durumunda mahkemenin izlemesi gereken usuli yol nedir? Bu durumda HMK m. 327/2'nin uygulama alanı bulabileceği bir senaryo tasvir ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #334973

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin (örneğin 2017/898 E. sayılı kararı) yerleşik içtihatlarına göre, bu tür davalarda asıl işveren ile alt işveren arasında 'şekli (usûlî) bakımdan mecburi dava arkadaşlığı' bulunmaktadır. Bu nedenle, dava sadece birine karşı açılmışsa, mahkeme davayı hemen reddetmemeli, davacıya diğer işvereni de davaya dahil etmesi (teşmil etmesi) için süre vermelidir. Taraf teşkili sağlandıktan sonra, muvazaa tespit edilirse, feshin geçersizliğine gerçek işveren hakkında karar verilir, diğer davalı hakkında ise sıfat yokluğundan dava reddedilir. HMK m. 327/2'nin uygulama alanı şu şekilde olabilir: Davanın reddine karar verilen ve gerçek işveren olmayan taraf, yargılama boyunca kendisini işverenmiş gibi göstermiş, belgeler sunmuş ve davacıyı bu yönde yanıltarak kendisine dava açılmasına sebebiyet vermişse, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddedilmesine rağmen kendi lehine vekalet ücretine hükmedilemez. (Bkz: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, Esas: 2013/37925 Karar: 2014/7)