Olası kast ile bilinçli taksirin her ikisinde de ortak olan 'öngörme' unsuru, objektif bir kritere mi yoksa sübjektif bir kritere mi göre belirlenir?
Öngörme unsuru, hem objektif hem de sübjektif bir boyut içerir. - Objektif Boyut (Öngörülebilirlik): Öncelikle, meydana gelen neticenin, failin yerindeki ortalama, makul ve dikkatli bir insan tarafından öngörülebilir olup olmadığına bakılır. Eğer netice objektif olarak öngörülebilir değilse, taksirden dahi söz edilemez. - Sübjektif Boyut (Öngörme): Neticenin objektif olarak öngörülebilir olduğu tespit edildikten sonra, failin kişisel olarak, kendi bilgi, tecrübe ve içinde bulunduğu koşullar itibarıyla bu neticeyi öngörüp öngörmediğine bakılır. Bilinçli taksirin ve olası kastın varlığı için, failin bu neticeyi sübjektif olarak da 'öngörmüş' olması şarttır. Eğer fail, öngörülebilir bir neticeyi, kendi kişisel kusuru (dikkatsizliği) nedeniyle öngörememişse, sorumluluğu basit taksir düzeyinde kalır. Dolayısıyla, öngörme unsuru, objektif öngörülebilirlik zemininde, sübjektif olarak failin zihninde gerçekleşen bir bilme halidir.