Bir sanık hakkında Adli Tıp Kurumu raporunda 'sınır zeka potansiyeli' bulunduğu belirtilmişse, bu tespitin cezai ehliyet açısından anlamı nedir? (Yargıtay 14. CD - Karar: 2017/61)
'Sınır zeka potansiyeli' (borderline intellectual functioning), zeka seviyesinin normalin altında ancak zeka geriliği (mental retardasyon) sayılacak kadar da düşük olmadığı bir durumu ifade eder. Bu durum tek başına bir akıl hastalığı değildir. Ancak, bu durumdaki kişilerin soyut düşünme, eylemlerinin sonuçlarını öngörme ve dürtülerini kontrol etme becerileri normal bireylere göre daha zayıf olabilir. Yargıtay'ın ilgili kararında da yaklaşıldığı gibi, bu tespitin varlığı halinde mahkemenin, bu durumun TCK m. 32 kapsamında bir 'akıl zayıflığı' olarak, sanığın algılama veya özellikle irade yeteneğinde bir 'azalmaya' yol açıp açmadığını, daha üst bir ihtisas kurulundan (örneğin Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu) alınacak bir raporla netleştirmesi gerekir. Bu durum, TCK m. 32/2'nin uygulanmasını gerektirebilir.