Olası kast ile bilinçli taksirin ayrımında, failin neticenin gerçekleşme olasılığını 'yüksek' veya 'düşük' olarak öngörmesinin sübjektif bir değerlendirme olması, bu kriterin objektif olarak uygulanmasını nasıl zorlaştırır?
Bu durum, kriterin uygulanmasını zorlaştırır çünkü bir riskin 'yüksek' mi yoksa 'düşük' mü olduğu, hem objektif koşullara hem de failin sübjektif algısına bağlıdır. Mahkeme, failin zihninden geçenleri okuyamaz. Bu nedenle, failin 'ben riskin düşük olduğunu düşünmüştüm' savunması karşısında, mahkemenin bu sübjektif algıyı çürütecek objektif verilere dayanması gerekir. Mahkeme, 'failin yerindeki makul bir kişi, bu riski nasıl algılardı?' sorusunu sorarak bir objektifleştirme yapar. Eğer makul bir kişi için riskin gerçekleşme olasılığı bariz bir şekilde yüksekse, failin aksini iddia etmesi inandırıcı bulunmaz ve eylem olası kasta daha yakın görülür. Ancak bu değerlendirme her zaman gri alanlar içerir ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin de gözetilmesini gerektirir.