Bir sanığın cezai ehliyetinin tespiti için alınan raporda, 'cezai ehliyetin korunduğu' ifadesiyle 'davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli ölçüde azaldığı' ifadesinin bir arada bulunması, Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilir? (Yargıtay 4. CD - Karar: 2015/24087)
Yargıtay, bu durumu 'kendi içinde çelişkili' bir rapor olarak değerlendirir. 'Cezai ehliyetin korunması', sanığın ehliyetinin tam olduğu anlamına gelir. 'Davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli ölçüde azalması' ise, TCK m. 32/1 uyarınca cezai ehliyetin bulunmadığı anlamına gelir. Bu iki tespit, birbiriyle taban tabana zıttır ve aynı anda doğru olamaz. Bu tür bir rapor, hukuki bir sonuca varmak için elverişli değildir ve hükme esas alınamaz. Mahkemenin, bu çelişkili raporla yetinmeyip, çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir rapor (gerektiğinde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan) alması gerekir. Bu yapılmadan kurulan hüküm, eksik inceleme nedeniyle bozulur.