Bir sanık hakkında, suçu işlediği sırada 'disosyal kişilik bozukluğu' ve 'simülasyon (temaruz)' tanısı konulmuşsa, bu tanılar cezai ehliyetini nasıl etkiler?
Bu iki tanı birlikte değerlendirildiğinde, genellikle sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu sonucuna varılır. - Disosyal (Antisosyal) Kişilik Bozukluğu: Tek başına cezai ehliyeti etkileyen bir durum olarak kabul edilmez. Bu kişiler genellikle eylemlerinin sonuçlarını bilirler ancak umursamazlar. - Simülasyon (Temaruz): Hastalık taklidi yapma anlamına gelir. Bu, sanığın cezai sorumluluktan kurtulmak için bilinçli bir şekilde akıl hastası gibi davrandığını gösterir. Dolayısıyla, bir kişide hem disosyal kişilik bozukluğu hem de simülasyon tespit edilmesi, o kişinin eylemlerinin sonuçlarını algılayabildiğini, iradesine hakim olduğunu ve cezadan kurtulmak için hastalık numarası yaptığını ortaya koyar. Bu durumda TCK m. 32'nin uygulanma koşulları yoktur ve cezai ehliyeti tam kabul edilir. (Bkz: Yargıtay 1. CD - Karar: 2015/1612)