HMK m. 327/2'de düzenlenen 'yanıltma' fiili ile HMK m. 29'da düzenlenen 'doğruyu söyleme yükümlülüğü' arasında nasıl bir ilişki vardır?
HMK m. 327/2, HMK m. 29'daki genel ilkenin özel bir uygulama alanıdır. HMK m. 29, tarafların dürüstlük kuralına uygun davranmak ve davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmak zorunda olduklarını belirtir. Bu, 'doğruyu söyleme yükümlülüğü'dür. HMK m. 327/2'deki 'yanıltma' fiili, davalının bu doğruyu söyleme yükümlülüğünü, kendi sıfatına ilişkin bir konuda, aktif bir davranışla ihlal etmesidir. Yani, sıfatı olmadığını bildiği halde, gerçeğe aykırı bir şekilde sıfatı varmış gibi davranarak davacıyı yanıltması, HMK m. 29'daki genel yükümlülüğün ihlalinin somut bir örneğidir ve kanun koyucu bu özel ihlal haline, özel bir yaptırım (yargılama giderlerinden yararlanamama) öngörmüştür.