Bilinçli taksirin unsurlarından olan 'neticenin istenmemesi', failin iç dünyasına ait bir durum olduğuna göre, mahkeme bu unsuru nasıl objektif olarak tespit edebilir?
Failin iç dünyasına ait olan bu unsuru tespit etmek zor olsa da, mahkeme bunu tamamen soyut bir değerlendirmeyle değil, somut dışsal göstergelere dayanarak yapar. Bu objektif göstergeler şunlar olabilir: 1) Failin Tehlikeyi Önleme Çabası: Failin tehlike anında fren yapması, direksiyonu kırması, bağırması gibi neticeyi önlemeye yönelik her türlü somut davranışı, neticeyi istemediğinin en güçlü kanıtıdır. 2) Failin Fiil Sonrası Davranışları: Failin olaydan sonra hemen yardım çağırması, yaralıyı hastaneye götürmesi, pişmanlık göstermesi gibi davranışlar da neticeyi istemediğine dair önemli emarelerdir. 3) Olayın Genel Koşulları: Failin tecrübesi, hareketinin niteliği ve olayın gerçekleştiği ortamın özellikleri, failin neticeyi isteyip istemediği konusunda mahkemeye bir fikir verir. Mahkeme, bu dışsal verilerden yola çıkarak failin iç dünyasına ilişkin bir sonuca varır.