Bir sanığın cezai ehliyetinin tespiti için alınan sağlık kurulu raporunda 'cezai ehliyeti vardır' veya 'cezai ehliyeti yoktur' gibi kesin ifadelerin yer alması, hakimi bu yönde karar vermeye zorlar mı?
Hayır, zorlamaz. Bilirkişinin (sağlık kurulunun) görevi, sanıktaki tıbbi durumu (akıl hastalığı, zeka geriliği vb.) teşhis etmek ve bu durumun, TCK m. 32'deki kriterler açısından (algılama ve irade yeteneği) ne gibi etkilere yol açtığını bilimsel olarak ortaya koymaktır. 'Cezai ehliyeti vardır/yoktur' şeklindeki ifadeler, hukuki birer niteleme olup, bu nitelemeyi yapma yetkisi münhasıran hakime aittir. Hakim, rapordaki tıbbi bulguları ve tespitleri dikkate alarak, bu bulguların hukuki sonucu olan cezai ehliyetin varlığı, yokluğu veya azalmış olup olmadığına kendisi karar verir. Rapor, hakimin kararını dayandıracağı bir delildir, kararın kendisi değildir.