'Çalma (hırsızlık) hastalığı' (kleptomani) ile 'alışkanlık haline getirilmiş hırsızlık' (TCK m.142/1-b'deki nitelikli hal) arasındaki temel fark nedir? Bir sanığın sürekli hırsızlık yapması, tek başına kleptoman olduğunu gösterir mi?
İkisi arasında temel bir fark vardır: - Kleptomani: Tıbbi bir rahatsızlık olup, kişinin ihtiyacı olmadığı halde, karşı koyamadığı bir dürtüyle çalma eyleminde bulunmasıdır. Bu durum, TCK m.32 kapsamında bir akıl hastalığı olarak değerlendirilir ve kişinin irade yeteneğini etkiler. - Alışkanlık Haline Getirilmiş Hırsızlık: Bu bir hastalık değil, kişinin hırsızlığı bir yaşam biçimi, bir meslek gibi benimsemesi ve geçimini bu yolla sağlamasıdır. Burada kişinin irade yeteneğinde bir sorun yoktur; aksine hırsızlık eylemi tamamen bilinçli ve planlıdır. Bu durum, TCK m.142/1-b kapsamında suçu ağırlaştıran bir nitelikli haldir. Bir sanığın sürekli hırsızlık yapması tek başına kleptoman olduğunu göstermez; aksine, bu durum alışkanlık haline getirilmiş hırsızlığın bir göstergesi de olabilir. Ayrım, sanığın eylemi bir dürtüyle mi yoksa bilinçli bir planla mı işlediğinin, uzman bilirkişi raporuyla tespit edilmesiyle yapılır.