Temyiz dilekçesinin gerekçesiz olması nedeniyle temyiz talebinin reddedilmesi (CMK m. 298), AİHS m. 6'da düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal eder mi? Tartışınız.
Bu konu tartışmalıdır. AİHM, mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını ve devletlerin bu hakka kanunla bazı usuli sınırlamalar getirebileceğini kabul etmektedir. Temyiz dilekçesinde sebep gösterme zorunluluğu da bu kapsamda bir usuli sınırlamadır. Ancak bu sınırlamaların, hakkın özünü zedelememesi, meşru bir amaç taşıması ve orantılı olması gerekir. Eğer kanun (CMK m. 294) ve Yargıtay uygulaması (YCGK kararları), 'yasaya aykırıdır' gibi çok genel ifadeleri dahi bir sebep olarak kabul edip incelemeye olanak tanıyorsa, bu durum AİHS m. 6'ya uygun görülebilir. Ancak, kanunun çok katı yorumlanarak, en ufak bir sebep belirtmeyen dilekçelerin (sadece 'temyiz ediyorum' gibi) reddedilmesi, hakkın özünü zedeleyecek nitelikte değilse, AİHS'e aykırı bulunmayabilir. Zira kanun yolu başvurularında belirli usul kurallarına uyulmasını beklemek, hukuk güvenliği ve yargılamanın düzenli işleyişi için meşru bir amaçtır. Yargıtay'ın uygulaması, bu dengeyi korumaya yöneliktir.