Epilepsi (sara) hastalığı olan bir sanığın ceza sorumluluğu nasıl değerlendirilmelidir? Bu hastalığın TCK m. 32 kapsamında bir akıl hastalığı sayılıp sayılmayacağını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #334783

Epilepsi hastalığı, nörolojik bir rahatsızlıktır. Tek başına TCK m. 32 anlamında bir akıl hastalığı olarak kabul edilmez. Ancak, epilepsi nöbeti sırasında veya nöbetin hemen sonrasındaki 'postiktal' dönemde kişinin bilinci kapalı veya bulanık olabilir. Eğer sanık, suçu tam bir nöbet anında, bilinçsiz bir şekilde işlemişse, bu durum TCK m. 24 (kanunun hükmü ve amirin emri) veya TCK m. 25 (meşru savunma ve zorunluluk hali) kapsamında değilse de, iradi bir hareketin yokluğu nedeniyle fiilin bir unsurunun eksikliği (hareketin iradiliği) gündeme gelebilir. Ayrıca, bazı epilepsi türlerinin veya kullanılan ilaçların psikiyatrik yan etkileri olabilir. Bu nedenle mahkeme, sanığın epilepsi hastalığının, suç anındaki algılama ve özellikle irade yeteneğini etkileyip etkilemediğini, bir nöbet anında olup olmadığını Adli Tıp Kurumu'ndan alacağı bir raporla tespit ettirmelidir. Rapora göre, eğer nöbet anında bilinç kaybı varsa ceza sorumluluğu olmayabilir; eğer hastalık psikiyatrik bir bozukluğa yol açmışsa TCK m. 32 kapsamında değerlendirme yapılabilir. (Bkz: Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Karar: 2015/956)