Temyiz dilekçesinde sebep bildirme zorunluluğu, 'hukuka kesin aykırılık halleri' (CMK m. 289) açısından ne anlama gelir? Yani, temyiz dilekçesinde hiçbir sebep gösterilmemesi durumunda, Yargıtay CMK m. 289'daki bir aykırılığı re'sen dikkate alıp bozma yapabilir mi?
Bu konu doktrinde tartışmalıdır. YCGK'nın 2020/194 K. sayılı kararındaki yaklaşıma göre, temyiz dilekçesi 'Hükmü temyiz ediyorum' gibi hiçbir sebep içermiyorsa, CMK m. 298 uyarınca usulden reddedilir. Bu durumda Yargıtay, işin esasına giremediği için CMK m. 289'daki bir aykırılığı da inceleyemez. Ancak, dilekçede 'hüküm yasaya aykırıdır' gibi asgari düzeyde bir sebep varsa, Yargıtay temyiz talebini kabul edip incelemeye başlar. Bu inceleme sırasında, dilekçede belirtilmemiş olsa bile CMK m. 289'daki bir kesin hukuka aykırılık halini tespit ederse, bunu re'sen dikkate alarak hükmü bozar. Yani, m. 289'un re'sen dikkate alınabilmesi için, öncelikle usulüne uygun ve asgari düzeyde de olsa bir sebep içeren bir temyiz başvurusunun varlığı gerekir.