Bir sanığın kolluk tarafından durdurulup, rızasıyla bir miktar uyuşturucu teslim etmesinden sonra, kolluğun aynı anda sanığın mont ceplerini de arayarak ek uyuşturucu bulması olayında, YCGK 2019/441 sayılı kararının farklı delillerin hukuka uygunluğunu nasıl ayrı ayrı değerlendirdiğini açıklayınız.
YCGK, bu olayda delilleri ayrı ayrı değerlendirmiştir: 1) Rıza ile Teslim Edilen Uyuşturucu: Sanığın kendi rızasıyla teslim ettiği 3,7 gram esrarın hukuka uygun bir delil olduğunu kabul etmiştir. Çünkü rıza, aramayı gereksiz kılar. Bu delil CMK m.123 uyarınca muhafaza altına alınmıştır ve hukuka uygundur. 2) Mont Ceplerinde Bulunan Uyuşturucu: Kolluğun, rızayla teslimden sonra yaptığı aramada mont ceplerinden çıkan 56 gram esrarı da hukuka uygun bulmuştur. Gerekçe olarak, bu aramanın PVSK m.4/A kapsamında bir 'yoklama' olduğunu ve suçüstü hali nedeniyle CMK m.90/4 ve PVSK Ek m.6 uyarınca delillerin kaybolmasını önleme tedbiri olduğunu belirtmiştir. Bu yorum eleştiriye açık olsa da, Genel Kurul'un kabulü bu yöndedir. 3) Karakolda Cüzdanda Bulunan Uyuşturucu: Karakolda yapılan aramada cüzdandan çıkan 2 gram esrarı ise hukuka aykırı bulmuştur. Çünkü bu arama artık bir 'yoklama' değil, 'adli arama'dır ve hakkında gözaltı kararı olmayan bir kişiye karakolda karar veya yazılı emir olmaksızın adli arama yapılamaz.