HMK m. 327, dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenlerken, bu ilkenin ceza muhakemesindeki yansıması nedir? Dürüstlük kuralı, ceza muhakemesinde hangi temel ilkenin bir parçası olarak değerlendirilebilir?
HMK m. 327'deki dürüstlük kuralı, medeni usul hukukunda tarafların ve mahkemenin dürüst davranma yükümlülüğünün bir sonucudur. Ceza muhakemesinde bu ilkenin doğrudan bir karşılığı olmasa da, özü itibarıyla 'adil yargılanma hakkı' (AİHS m.6, Anayasa m.36) ve bu hakkın alt ilkeleri olan 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleriyle yakından ilişkilidir. Örneğin, iddia makamının sanık lehine olan delilleri gizlemesi, savunma makamını yanıltıcı beyanlarda bulunması gibi davranışlar dürüstlük kuralının ihlali olduğu gibi, aynı zamanda adil yargılanma hakkının da ihlalidir. YCGK 2019/441 sayılı kararında belirttiği gibi, 'devletin tüm organlarının işlemlerinin hukuk kuralları çerçevesinde gerçekleştirilmesi hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu, aksinin kabulünün işlemlerin adil olmasını ve dolayısıyla dürüst işlem ilkesini ihlal edeceği' ifadesi, bu bağlantıyı göstermektedir.