Taksirli bir suçta, neticenin öngörülebilir olması ne anlama gelir ve bu öngörülebilirlik, basit taksir ile bilinçli taksir ayrımında nasıl bir rol oynar?
Taksirli suçlarda öngörülebilirlik, objektif olarak, failin yerindeki dikkatli ve makul bir insanın, o hareketi yaptığında suçun kanuni tanımındaki neticenin meydana gelebileceğini öngörebilecek olmasıdır. Bu öngörülebilirlik, taksirli sorumluluğun temel şartıdır. Basit taksir ile bilinçli taksir ayrımındaki rolü ise şudur: - Basit Taksirde (TCK m. 22/2): Fail, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı için, objektif olarak öngörülebilir olan neticeyi sübjektif olarak 'öngörmemiştir'. - Bilinçli Taksirde (TCK m. 22/3): Fail, objektif olarak öngörülebilir olan neticeyi sübjektif olarak da 'öngörmüştür' ancak bu neticenin gerçekleşmesini 'istememiştir'. Dolayısıyla, ayrım failin neticeyi kişisel olarak öngörüp öngörmediği noktasında ortaya çıkar.