Kleptomani (hırsızlık hastalığı) teşhisi konulan bir sanığın, hırsızlık suçundan dolayı cezai sorumluluğu nasıl değerlendirilmelidir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #334681

Kleptomani, TCK m. 32 kapsamında bir akıl hastalığı olarak değerlendirilebilir. Ancak bu teşhis tek başına cezai ehliyeti ortadan kaldırmaz. Mahkemenin, uzman bilirkişilerden (Adli Tıp Kurumu) alacağı raporla, bu hastalığın sanığın işlediği hırsızlık suçu özelinde 'irade (davranışlarını yönlendirme) yeteneğini' tamamen kaldırıp kaldırmadığını veya önemli ölçüde azaltıp azaltmadığını tespit etmesi gerekir. Yargıtay, tek hekim raporunu yetersiz bulmakta ve raporlar arasında çelişki varsa Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan rapor alınmasını istemektedir. Eğer rapor, kleptomaninin o anki hırsızlık eylemi sırasında sanığın iradesini ortadan kaldırdığını belirtirse, TCK m. 32/1 uygulanır; irade yeteneğini azalttığını belirtirse TCK m. 32/2 uygulanır. (Bkz: Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Karar: 2017/93)