Yargıtay CGK'nın 2020/194 ve 2020/296 sayılı kararları ışığında, bir temyiz dilekçesinde hiçbir gerekçe gösterilmemesi ile 'hüküm usul ve yasaya aykırıdır' şeklinde genel bir gerekçe gösterilmesi arasında, başvurunun akıbeti açısından ne fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #334620

İki durum arasında başvurunun akıbeti açısından temel bir fark vardır: 1. **Hiçbir Gerekçe Gösterilmemesi:** 'Hükmü temyiz ediyorum' gibi tamamen gerekçesiz bir dilekçe, CMK m. 294'e aykırı olduğu için, usulüne uygun açılmış bir temyiz davası olarak kabul edilmez. Yargıtay, bu başvuruyu CMK m. 298 uyarınca 'temyiz isteminin reddine' karar vererek usulden reddeder ve işin esasına girmez. 2. **Genel Gerekçe Gösterilmesi:** 'Hüküm usul ve yasaya aykırıdır' gibi genel bir gerekçe içeren dilekçe ise, Yargıtay tarafından bir temyiz nedeni içerdiği kabul edilir. Bu ifade, 'maddi hukuka aykırılık' iddiasını kapsar. Yargıtay, bu başvuruyu usulden reddetmez, kabul eder ve incelemenin kapsamını bu iddiaya göre belirler. Yani maddi hukuk yönünden tam bir inceleme, usul hukuku yönünden ise sadece CMK m. 289'daki mutlak aykırılıklar yönünden bir inceleme yapar. Dolayısıyla, genel de olsa bir gerekçenin varlığı, başvurunun esastan incelenmesini sağlar. (Bkz: Ceza Genel Kurulu - Karar: 2020/194 ve 2020/296, temyiz-nedeni-temyiz-dilekcesinde-temyiz-sebebi-gosterilmemesi.html)