Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendine göre suçüstü hallerinde arama kararı gerekmez. Bu Yönetmelik hükmünün, Anayasa'nın 13. maddesi ('Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması') ve kanunilik ilkesi karşısındaki hukuki geçerliliğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #334574

Anayasa'nın 13. maddesine göre temel hak ve hürriyetler, ancak kanunla sınırlanabilir. Arama tedbiri, Anayasa m. 20 (özel hayatın gizliliği) ve m. 21 (konut dokunulmazlığı) ile korunan temel haklara doğrudan bir müdahaledir. CMK, adli aramanın kural olarak hâkim kararı, istisnai olarak da savcı veya kolluk amirinin yazılı emri ile yapılabileceğini açıkça düzenlemiştir. Kanunda, 'suçüstü hali'nin arama kararı gerektirmeyen bir istisna olduğuna dair açık bir hüküm yoktur. Bu durum, Yönetmelik hükmüyle kanunda olmayan bir istisnanın yaratıldığı anlamına gelir. Temel hakları sınırlayan bir konuda kanunda olmayan bir yetkinin yönetmelikle tanınması, normlar hiyerarşisine ve Anayasa m. 13'teki kanunilik ilkesine aykırıdır. Bu nedenle, Yönetmeliğin bu hükmüne dayanılarak yapılan bir arama sonucu elde edilen delillerin hukuka aykırılığı savunulabilir. (Bkz: Karar Alınmaksızın Arama ve İletişimin Dinlenmesi Tedbirlerinin Hukukiliği makalesi)