Akıl hastalığı veya zayıflığı, TCK m. 32 kapsamında her suç için aynı etkiyi mi doğurur? Bir kişinin hırsızlık suçu için cezai ehliyetinin olmadığı, ancak kasten yaralama suçu için tam ehliyetli olduğu sonucuna varılabilir mi? Bu durumu 'hastalığın işlenen fiil üzerindeki etkisi' açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #334545

Hayır, her suç için aynı etkiyi doğurmak zorunda değildir. Bir kişinin belirli bir suça karşı cezai ehliyetinin olup olmadığı, genel olarak akıl hastası olup olmadığına değil, sahip olduğu akıl hastalığının 'işlediği o fiille ilgili olarak' algılama veya irade yeteneğini etkileyip etkilemediğine göre belirlenir. Bu nedenle, bir kişi bir suç tipi için ehliyetsiz, başka bir suç tipi için tam ehliyetli kabul edilebilir. Örneğin, kleptomani (çalma hastalığı) olan bir kişinin, dürtüsel bir şekilde işlediği hırsızlık suçuna karşı irade yeteneğinin olmadığı veya azaldığı kabul edilebilir. Ancak aynı kişinin, planlayarak ve tasarlayarak işlediği bir kasten yaralama suçunda, bu dürtü kontrol bozukluğunun irade yeteneğini etkilemediği ve dolayısıyla bu suç için tam ehliyetli olduğu sonucuna varılabilir. Önemli olan, hastalığın işlenen spesifik fiil üzerindeki etkisidir. (Bkz: Kleptomani Hastalığının Tespiti, akil-hastaligi-veya-zayifliginin-cezai-ehliyete-etkisi-nedir.html)