Temyiz dilekçesinin reddi (CMK m. 298) ile temyiz talebinin esastan reddi (CMK m. 302/1) kararları arasındaki temel fark nedir? Birincisi usule, ikincisi esasa ilişkin ne gibi sonuçlar doğurur?
İki karar arasında hem usul hem de esas açısından temel farklar vardır: - **Temyiz İsteminin Reddi (CMK m. 298):** Bu, Yargıtay'ın yaptığı bir ön inceleme (kabul edilebilirlik) kararıdır. Başvurunun süresinde yapılmaması, temyiz edilemez bir karara karşı yapılması veya dilekçenin hiç sebep içermemesi gibi usuli eksiklikler nedeniyle verilir. Bu kararla Yargıtay, dosyanın esasına hiç girmemiş olur. Hüküm, bu kararla birlikte kesinleşir. Bu bir 'usulden ret' kararıdır. - **Temyiz Talebinin Esastan Reddi (Onama) (CMK m. 302/1):** Bu kararda Yargıtay, temyiz başvurusunu usulen kabul edilebilir bulmuş, dosyanın esasına girmiş, temyiz nedenlerini incelemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulmadığı sonucuna varmıştır. Bu, bir 'esastan ret' veya 'onama' kararıdır. Hüküm, bu kararla esastan incelenerek kesinleşmiş olur. Özetle, birincisi davanın kapısını açmadan geri çevirmek, ikincisi ise içeri girip inceledikten sonra talebi reddetmektir. (Bkz: CMK m. 298 ve m. 302 metinleri, temyiz-nedeni-temyiz-dilekcesinde-temyiz-sebebi-gosterilmemesi.html'deki tartışmalar)