İşlenen suçla ilgili tek bir tanık varsa ve mahkumiyet büyük ölçüde bu tanığın beyanına dayanacaksa, bu tanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesiyle yetinilebilir mi? 'Çelişmeli yargılama' ilkesi bu durumda neyi gerektirir?
Hayır, yetinilemez. Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararında da belirtildiği gibi, eğer olayda tek bir tanık varsa ve hüküm esasen onun beyanına dayanacaksa, bu tanığın mutlaka kovuşturma aşamasında, duruşmada, tarafların (özellikle sanık ve müdafiinin) huzurunda dinlenmesi gerekir. Bunun sebebi 'çelişmeli yargılama' (CMK m. 217) ve 'doğrudan soru sorma' (CMK m. 201) ilkeleridir. Savunma tarafı, tanığın beyanlarının doğruluğunu, tutarlılığını ve güvenilirliğini test etmek için ona doğrudan soru sorma imkanına sahip olmalıdır. Soruşturma aşamasında alınan ifade, bu imkanı sağlamadığı için, tek ve belirleyici delil olarak mahkumiyete esas alınamaz. Bu durum, AİHS m. 6/3-d'de güvence altına alınan 'tanık sorgulama hakkı'nın da bir gereğidir. (Bkz: Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/4672-1 E. Karar İncelemesi, yargitayin-ceza-muhakemesi-uzerine-verdigi-bir-kararin-incelenmesi.html)