Trafik kazası sonucu ölüme neden olma olayında, sanığın 'bilinçli taksirle' hareket ettiğine karar verilirken, 'asli-tam kusurlu' olmasının bu nitelendirmedeki rolü nedir? Yargıtay CGK'nın 2019/6 K. sayılı kararını bu açıdan değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #334527

Sanığın 'asli-tam kusurlu' olması, dikkat ve özen yükümlülüğünü en ağır şekilde ihlal ettiğini gösterir ve bu durum, taksirin varlığının ve derecesinin tespitinde önemli bir unsurdur. YCGK'nın 2019/6 K. sayılı kararında, sanığın kırmızı ışık ihlali yapması ve hız limitini aşması, onun tam kusurlu olduğunu ortaya koymuştur. Bu ağır kusurlu davranış, neticenin (çarpışmanın) öngörülebilirliğini de artırır. Ancak 'tam kusurlu' olmak, eylemin otomatik olarak bilinçli taksir veya olası kast sayılmasını gerektirmez. Manevi unsurun tespiti için ayrıca failin sübjektif durumu (neticenin öngörülmesi ve istenmemesi) da değerlendirilmelidir. Kararda, sanığın kırmızı ışıkta geçerek ve hızını artırarak neticeyi öngördüğü ancak istemediği kabulüyle bilinçli taksir sonucuna varılmıştır. Yani 'tam kusurlu' olmak, öngörme unsurunu güçlendiren objektif bir veridir. (Bkz: Yargıtay CGK 2017/12-701 E., 2019/6 K. sayılı kararı, olası-kast-ile-bilincli-taksir-kesismeleri.html)