Olası kast ile bilinçli taksir arasındaki ayrımda, 'hareketin sonucu gerçekleştirme olasılığının yüksekliği' kriteri nasıl bir rol oynar? Bu kriter, failin 'olursa olsun' şeklindeki kabullenme iradesini tespit etmede nasıl bir gösterge olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #334503

Hareketin sonucu gerçekleştirme olasılığının yüksekliği, manevi unsurun belirlenmesinde önemli bir objektif kriterdir. Failin yaptığı hareketin, öngörülen neticeyi meydana getirme ihtimali ne kadar yüksekse, failin bu neticeyi göze aldığı ve kabullendiği yönündeki karine o kadar güçlenir. Örneğin, bir otoyolda ters yönde son sürat araba kullanmak, ölümcül bir kazaya yol açma olasılığı çok yüksek bir harekettir. Bu durumda failin 'kaza olmayacağına güveniyordum' şeklindeki soyut savunması, hareketin içerdiği yüksek risk karşısında inandırıcılığını yitirir. Yüksek olasılığa rağmen hareketine devam etmesi, failin neticeye kayıtsız kaldığını ve 'olursa olsun' dediğini gösteren güçlü bir emaredir. Bu nedenle, hareketin tehlikelilik derecesi, failin sübjektif tutumunu (kabullenme/güvenme) dış dünyaya yansıtan önemli bir kanıt olarak olası kast-bilinçli taksir ayrımında kullanılır. (Bkz: Olası Kast - Bilinçli Taksir makalesi)