Yargıtay CGK 2014/541 K. sayılı kararındaki karşı oy, 'suçların ve cezaların kanuniliği' ilkesini, özelleştirilen elektrik şirketlerinin mühürleme yetkisi bağlamında nasıl gerekçelendirmiştir? Yönetmelikle mühürleme yetkisi tanınmasının bu ilkeye aykırılığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #334487

Karşı oy, 'suçların ve cezaların kanuniliği' (Anayasa m. 38, TCK m. 2) ilkesini temel almıştır. Bu ilkeye göre, bir fiilin suç sayılabilmesi ve ceza yaptırımına bağlanabilmesi ancak kanunla mümkündür. Mühür bozma suçunun maddi unsuru olan 'mühür', kanun veya yetkili makamın emriyle konulmalıdır. Karşı oya göre, 'yetkili makam' kamu gücünü kullanan bir devlet organı olmalıdır. Özelleştirilen şirketler özel hukuk tüzel kişileridir. Bu şirketlere mühürleme yetkisi kanunla değil, bir yönetmelikle (Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği) verilmiştir. İdarenin düzenleyici bir işlemi olan yönetmelikle, bir suçun kurucu unsurunu (geçerli bir mühür) yaratmak, kanunilik ilkesine aykırıdır. Kanun koyucu isteseydi, diğer bazı kanunlarda olduğu gibi, bu şirketlere açıkça kanunla mühürleme yetkisi verebilirdi. Bu yapılmadığına göre, yönetmeliğe dayalı mühürleme geçersizdir ve bu mührün bozulması TCK m. 203'teki suçu oluşturmaz. (Bkz: YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas: 2014/2-455 Karar: 2014/541 Karşı Oy, tck-madde-343-karsiliklilik-kosulu.html)