Bir şüphelinin telefonunun, karakolda polis memurlarının yanında çalması üzerine, hoparlörün açılarak görüşmenin dinlenmesi ve bu yolla delil elde edilmesi, CMK m. 135 (iletişimin denetlenmesi) veya CMK m. 140 (teknik araçlarla izleme) kapsamında mıdır? Yargıtay CGK'nın 2019/441 K. sayılı kararında bu işlemin hukuki niteliği ve hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmiştir?
Yargıtay CGK'nın 2019/441 K. sayılı kararına göre bu işlem, CMK m. 135 veya m. 140 kapsamında bir koruma tedbiri değildir. CMK m. 135, telekomünikasyon ağları üzerinden yapılan iletişimin 'araçla' dinlenmesini, m. 140 ise 'teknik araçlarla' izlemeyi düzenler. Hoparlörün açılarak çıplak kulakla dinleme, bu tanımlara uymamaktadır. Ancak Yargıtay, bu işlemin kanuni bir dayanağı olmadığını ve sanığın rızasına aykırı şekilde haberleşme özgürlüğüne (Anayasa m. 22) ve özel hayatın gizliliğine (Anayasa m. 20) ağır bir müdahale teşkil ettiğini belirtmiştir. Devletin tüm organlarının işlemlerinin hukuk kuralları çerçevesinde olması gerektiği vurgulanarak, kanuni dayanağı olmayan bu yöntemle delil elde edilmesinin 'dürüst işlem ilkesini' ihlal ettiği ve elde edilen delilin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. (Bkz: Karar Alınmaksızın Arama ve İletişimin Dinlenmesi Tedbirlerinin Hukukiliği makalesi, YCGK 2019/441 K.)