Suç tarihinde 'orta derecede zeka geriliği' bulunduğu tespit edilen bir çocuğun cezai ehliyeti nasıl değerlendirilmelidir? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/24247 K. sayılı kararında bu durumda yapılması gereken araştırma nasıl tarif edilmiştir?
Orta derecede zeka geriliği, TCK m. 32 kapsamında bir akıl hastalığı/zayıflığı olarak kabul edilir ve cezai ehliyete etkisinin araştırılmasını zorunlu kılar. Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararında, bu tespit karşısında mahkemenin, usulüne uygun bir sağlık kurulu raporu (Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü ruh ve sinir hastalıkları hastanesi) alarak, bu durumun suç tarihi itibarıyla çocuğun 'işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış ya da önemli derecede azalmış olup olmadığını' netleştirmesi gerektiğini belirtmiştir. Sadece devlet hastanesinden alınan ve çocuk psikiyatrının imzasını taşıyan bir raporun yetersiz olduğu vurgulanmıştır. Yani, hastalığın varlığı tek başına yeterli olmayıp, TCK m. 32'deki unsurlara etkisinin uzman bir heyet tarafından değerlendirilmesi gerekir. (Bkz: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2015/24247, akil-hastaligi-veya-zayifliginin-cezai-ehliyete-etkisi-nedir.html)