Somut bir olayda olası kast ile bilinçli taksir arasında tereddüt yaşanması ve failin neticeyi kabullendiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamaması durumunda, hangi ceza hukuku ilkesi gereğince nasıl bir karar verilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #334402

Bu durumda, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesi devreye girer. Olası kast, bilinçli taksire göre sanık aleyhine daha ağır sonuçlar doğuran bir sorumluluk türüdür. Failin, neticeyi 'olursa olsun' diyerek kabullendiği veya neticeye kayıtsız kaldığı, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamıyorsa, olası kastın varlığı kabul edilemez. Tereddüt halinde, sanık lehine olan ve daha az cezai sorumluluk getiren 'bilinçli taksir' hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu, adil yargılanma hakkının ve kanunilik ilkesinin doğal bir sonucudur. (Bkz: Olası Kast - Bilinçli Taksir makalesi, 5. Değerlendirme bölümü)