Sanığın çevresinde 'akıl hastası' olarak bilinmesi, kolluk tarafından bu yönde bir tutanak düzenlenmesi ve sanığın da tedavi gördüğünü beyan etmesi, TCK m. 32 kapsamında bir araştırma yapılmasını zorunlu kılar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #334397

Evet, kesinlikle zorunlu kılar. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/24550 K. sayılı kararında vurgulandığı gibi, bu tür bilgiler (sanığın beyanı, tanık ifadeleri, kolluk tutanakları) sanığın akıl sağlığına ilişkin ciddi bir şüphe ortaya koyar. Ceza muhakemesinde maddi gerçeğe ulaşma ilkesi gereği, mahkeme bu şüpheyi görmezden gelemez. Bu durumda, sanığın TCK m. 32 uyarınca suç anında cezai ehliyetini etkileyen bir akıl hastalığı olup olmadığı hususunun yöntemine uygun olarak (heyet raporu alarak) saptanması ve hükmün bu rapora göre kurulması zorunludur. Bu araştırma yapılmadan verilen hüküm, eksik inceleme nedeniyle bozulur. (Bkz: Çevresinde Akıl Hastası Olarak Bilinen Sanığın Akıl Hastalığının Araştırılması, Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2015/24550, akil-hastaligi-veya-zayifliginin-cezai-ehliyete-etkisi-nedir.html)