Sanığın savunmasında 'çalma hastalığı (kleptomani) olduğunu' beyan etmesi, mahkeme açısından nasıl bir yükümlülük doğurur? Bu iddianın araştırılmaması ne sonuç doğurur?
Sanığın bu beyanı, mahkeme açısından TCK m. 32 kapsamında bir akıl hastalığı iddiası olarak kabul edilmeli ve bu iddianın doğruluğunu araştırma yükümlülüğü doğurur. Mahkeme, sanığın bu iddiasını göz ardı edemez. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2014/26272 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu iddia karşısında mahkemenin, sanığın cezai ehliyetinin tespiti için usulüne uygun (Adli Tıp Kurumu vb.) bir rapor alması zorunludur. Bu araştırma yapılmadan, sanığın iddiası yok sayılarak hüküm kurulması 'eksik soruşturma/kovuşturma' nedeniyle bozma sebebidir. (Bkz: Çalma (Hırsızlık) Hastalığı ve Ceza Ehliyeti, Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Karar: 2014/26272, akil-hastaligi-veya-zayifliginin-cezai-ehliyete-etkisi-nedir.html)