Akıl zayıflığı (örn: hafif derecede mental retardasyon) olan bir sanığın ceza sorumluluğu TCK m. 32 kapsamında nasıl değerlendirilir? Mahkemenin bu durumda hem ceza indirimi hem de güvenlik tedbiri uygulama yetkisi var mıdır?
Akıl zayıflığı, genellikle TCK m. 32/2 kapsamında 'davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalması' olarak değerlendirilir. Bu durumda sanığa ceza verilir ancak cezasında kanunda belirtilen oranlarda indirim yapılır. Mahkemenin, indirimli olarak hükmettiği hapis cezasını, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak (TCK m. 57) uygulamasına karar verme yetkisi de vardır. Yani, sanık ceza alır, ancak cezasını cezaevinde değil, yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda tedavi görerek infaz edebilir. Bu, mahkemenin takdirine bağlı bir seçimdir. (Bkz: Mental Retardasyon Şeklinde Akıl Hastalığı, Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2017/61, akil-hastaligi-veya-zayifliginin-cezai-ehliyete-etkisi-nedir.html)