Gizli tanıklık kurumuna (CMK m. 58/5) hangi koşullarda başvurulabilir? Gizli tanığın beyanının tek başına mahkumiyet hükmüne esas alınamamasının (5726 sayılı Kanun m. 9/8) hukuki gerekçesini, 'çelişmeli yargılama' ve 'silahların eşitliği' ilkeleri açısından tartışınız.
Gizli tanıklığa başvurulabilmesi için şu koşullar aranır: 1) Suçun bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi gerekir. 2) Tanığın kimliğinin ortaya çıkmasının kendisi veya yakınları için ağır ve somut bir tehlike oluşturması gerekir. 3) Bu tehlikenin başka bir şekilde önlenemiyor olması gerekir. Gizli tanık beyanının tek başına hükme esas alınamamasının hukuki gerekçesi, sanığın adil yargılanma hakkının temel unsurları olan 'çelişmeli yargılama' ve 'silahların eşitliği' ilkeleridir. Sanık, kimliğini bilmediği, yüzünü görmediği ve mimiklerini okuyamadığı bir tanığın beyanlarının güvenilirliğini ve doğruluğunu etkin bir şekilde sorgulama ve çürütme imkanından mahrum kalır. Bu durum, savunma hakkını ciddi şekilde zedeler ve iddia makamı karşısında sanığı dezavantajlı bir konuma sokar. Bu nedenle kanun koyucu, bu zafiyeti dengelemek için gizli tanık beyanının mutlaka başka yan delillerle desteklenmesi şartını getirmiştir. (Bkz: Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/4672-1 E. Karar İncelemesi, yargitayin-ceza-muhakemesi-uzerine-verdigi-bir-kararin-incelenmesi.html)