Özelleştirilmiş bir elektrik dağıtım şirketinin görevlileri tarafından, kaçak kullanım nedeniyle bir sayaca konulan mührün bozulması, TCK m. 203'te düzenlenen 'mühür bozma' suçunu oluşturur mu? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/541 K. sayılı kararındaki çoğunluk ve karşı oy görüşlerini, 'yetkili makam' ve 'kamu gücü' kavramları ekseninde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #334374

Bu konu Yargıtay'da tartışmalıdır. Yargıtay CGK'nın 2014/541 K. sayılı kararındaki görüşler şöyledir: **Çoğunluk Görüşü:** Mühür bozma suçunu oluşturur. Gerekçe olarak, 4628 sayılı Kanun ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerin, kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım işini yürüten ve EPDK'nın denetimindeki bu özel şirketlere 'kanunun verdiği yetkiye istinaden' mühürleme yetkisi tanıdığını kabul eder. Bu şirketlerin koyduğu mührün, 'yetkili makamların emri uyarınca' konulmuş bir mühür olduğu ve bozulmasının kamu güvenini zedeleyeceği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 'yetkili makam' ibaresini anayasaya aykırı bulmayan kararına da atıf yapılmıştır. **Karşı Oy Görüşü:** Mühür bozma suçunu oluşturmaz. Gerekçe olarak, mühür bozma suçunun 'kamu idaresinin otoritesini' koruduğunu, mührü koyan makamın 'kamu gücü' kullanan bir devlet organı olması gerektiğini belirtir. 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu uyarınca bu şirketler 'özel hukuk hükümlerine tabi' tüzel kişilerdir ve personeli kamu görevlisi sayılmaz. Kanun koyucunun, diğer bazı kanunlarda (örn: LPG Piyasası Kanunu) yaptığı gibi, bu şirketlere açıkça mühürleme yetkisi ve mührün bozulmasının TCK m. 203'ü oluşturacağına dair bir düzenleme yapmadığını, yönetmelikle suç ve ceza ihdas edilemeyeceğini savunur. Bu görüşe göre, özel bir şirketin mührü, TCK m. 203 kapsamında koruma altında değildir. (Bkz: YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas: 2014/2-455 Karar: 2014/541, tck-madde-343-karsiliklilik-kosulu.html)