Bir davada, talebin bir kısmı nüfus kaydının düzeltilmesini (Asliye Hukuk), diğer kısmı ise soybağını (Aile Mahkemesi) ilgilendiriyorsa, davanın hangi mahkemede görülmesi gerektiğine dair Yargıtay'ın benimsediği ilkeyi, usul ekonomisi ve hukukun öngörülebilirliği açısından açıklayınız.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/7472 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, bu tür bir durumda, taleplerden birisi yönünden verilecek kararın diğerini doğrudan ilgilendirmesi ve mahkemeler arasında esaslı yargılama usulü farkı bulunmaması halinde, davanın bütün olarak özel yetkili mahkeme olan Aile Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerekir. Bu yaklaşımın temelinde usul ekonomisi, davaların makul sürede bitirilmesi ve hukukun öngörülebilir olması yatar. Davanın bölünerek farklı mahkemelerde görülmesi, çelişkili kararlara, zaman ve masraf kaybına yol açabileceğinden, birbiriyle sıkı bağlantılı taleplerin, özel görevli mahkemede birleştirilerek görülmesi daha hakkaniyetli bulunmaktadır. (Bkz: Yargıtay 20. Hukuk Dairesi - Karar:2017/7472, aile-mahkemesinin-gorevi-ve-baktigi-davalar-nedir.html)