'Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' ilkesi ceza muhakemesi hukukunda ne anlama gelmektedir? Bu ilkeyi, hukuka aykırı bir iletişim dinlemesi sonucu elde edilen bilgiyle yapılan bir aramada bulunan delilin hukuki durumu üzerinden açıklayınız.
Bu ilke, hukuka aykırı bir delilden yola çıkılarak elde edilen diğer delillerin de (ikincil veya türev deliller) hukuka aykırı sayılacağını ve yargılamada kullanılamayacağını ifade eder. Temel (birincil) delil hukuka aykırı (zehirli) ise, ondan elde edilen (meyve) deliller de hukuken 'zehirli' kabul edilir. Örneğin, CMK m. 135'e aykırı olarak, usulsüz bir şekilde yapılan bir telefon dinlemesi sonucu şüphelinin uyuşturucuyu bir depoda sakladığı öğrenilirse, bu bilgi 'hukuka aykırı birincil delil'dir. Bu bilgiye dayanılarak alınan bir arama kararıyla depoda yapılan aramada bulunan uyuşturucu maddeler ise 'hukuka aykırı ikincil delil'dir. İlk delil hukuka aykırı olduğu için, ondan elde edilen arama ve sonuçları da hukuka aykırı hale gelir ve mahkumiyet hükmüne esas alınamaz. (Bkz: Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/1134 K. sayılı kararı, Önleme Aramasının Şartları ve Sınırı ile Adli Arama Kesişmesi makalesi)