Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 17.02.2021 tarihli, 2020/8589 E. sayılı kararında, küçük bir odada elindeki pompalı tüfekle oynarken arkadaşının ölümüne neden olan sanığın eyleminin olası kastla işlendiği sonucuna varılmıştır. Bu kararın, 'olursa olsun' şeklindeki kabullenmenin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekliliği ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi açısından eleştirel bir değerlendirmesini yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #334270

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararı, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi açısından eleştiriye açıktır. Olası kastın varlığı için, failin neticeyi 'olursa olsun' diyerek kabullendiğinin, umursamadığının ve neticeye kayıtsız kaldığının şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlanması gerekir. Somut olayda, taraflar arasında husumet olmaması, failin hedef gözeterek ateş etmemesi, silahın istem dışı ateş alması gibi unsurlar, failin ölümü kabullendiği yönündeki tespiti zayıflatmaktadır. Failin, dolu olduğunu bilmediği bir silahla oynarken, bunun patlayabileceğini ve birini yaralayabileceğini/öldürebileceğini öngörmesi ancak istememesi durumu, bilinçli taksire daha yakındır. Olası kast ile bilinçli taksir arasında tereddüt yaşanan, failin 'kabullenme' iradesinin net olarak ortaya konulamadığı bu gibi durumlarda, sanık lehine olan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin bir gereğidir. Dairenin kararı, neticenin ağırlığına odaklanarak manevi unsurun tespitinde olası kast lehine zorlama bir yoruma gidildiği şeklinde eleştirilebilir. (Bkz: Olası Kast - Bilinçli Taksir makalesi, Y.12.CD. 2020/8589 E. kararı hakkındaki eleştiri)