Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/4808 K. sayılı kararında, sanığın reşit olmayan mağdureye yönelik eyleminin zorla işlendiğine dair sadece mağdurenin soyut beyanı bulunması karşısında, suçun vasfı nasıl değerlendirilmiştir?
Yargıtay, mağdurenin soyut beyanları dışında cezalandırmaya yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle, eylemin 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' (zorla işlenen) suçunu değil, TCK m. 104/1'de düzenlenen (rızai) 'reşit olmayanla cinsel ilişki' suçunu oluşturduğuna karar vermiştir. Bu, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin bir uygulamasıdır.