TCK m.339/A taslağının eleştirildiği makalede, 'Devlet sırrı' kavramının Türkiye'de yasal bir tanımının olmamasının, 'Devletin Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk' bölümündeki suçların uygulanmasında nasıl bir soruna yol açtığı belirtilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #333633

Makalede, 'Devlet sırrı'nın ne olduğunun bir kanunla açıkça tanımlanmamasının, 'kanunilik' ilkesi açısından ciddi bir muğlaklığa yol açtığı belirtilmektedir. Bu belirsizlik nedeniyle, neyin devlet sırrı olduğunun tespiti somut olaylar üzerinden, yargı kararlarıyla ve bazen keyfi olarak yapılmaktadır. Bu durum, suçların maddi unsurunun (suçun konusu olan sır) net bir şekilde belirlenmesini zorlaştırmakta, kişilerin hangi bilgiyi elde etmenin veya açıklamanın suç oluşturacağını öngörmelerini engellemekte ve temel hak ve hürriyetlerin (özellikle ifade ve basın hürriyeti) orantısız şekilde kısıtlanmasına zemin hazırlamaktadır. Makalede, bu belirsizliğin giderilmesi için öncelikle 'Devlet sırrı'nın kanunla tanımlanması gerektiği savunulmaktadır.