İHAM'ın Yüksel Yalçınkaya kararında, ByLock delilinin, sanığın tutuklanması için 'makul şüphe' oluşturup oluşturmadığına ilişkin önceki İHAM kararlarına atıf yapılmıştır. Bu önceki kararlarda İHAM'ın yaklaşımı ne yöndeydi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #333602

Makalede de belirtildiği gibi, İHAM daha önceki kararlarında (örneğin, Akgün/Türkiye ve Taner Kılıç/Türkiye (No. 2)), ByLock kullanımının tek başına, örgüt üyeliği suçunun işlendiği yönünde 'makul bir şüphe' oluşturmayacağına karar vermişti. Mahkeme, bu tür bir şüphenin varlığı için, kişinin örgütsel faaliyet kastıyla hareket ettiğini gösteren başka somut olguların da bulunması gerektiğini belirtmişti. Yüksel Yalçınkaya kararı, bu içtihadı mahkumiyet aşaması için de teyit ederek, 'makul şüphe' oluşturmayan bir delilin, 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil' standardını gerektiren mahkumiyet için tek başına yeterli olamayacağını ortaya koymuştur.