Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/4808 K. sayılı kararında, sanığın eyleminin zorla işlendiğine dair 'mağdurenin soyut beyanlarından başka delil bulunmadığı' gerekçesiyle suç vasfı neden değiştirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #333540

Bu durum, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesinin bir sonucudur. Cinsel suçlarda mağdurun beyanı önemli bir delil olmakla birlikte, mahkumiyet için tek başına yeterli görülmeyebilir; yan delillerle (doktor raporu, tanık beyanı, mesaj kayıtları vb.) desteklenmesi aranır. Kararda, sanığın zor kullandığına dair mağdurun beyanı dışında, bu iddiayı destekleyen, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı başka bir delil bulunmadığı belirtilmiştir. Bu şüpheli durum karşısında, sanığın lehine olan durum, yani eylemin rızayla gerçekleştiği kabul edilerek suç vasfı, daha ağır olan 'nitelikli cinsel istismar' (TCK m.103) yerine, daha hafif olan ve şikayete tabi 'reşit olmayanla cinsel ilişki' (TCK m.104) olarak değiştirilmiştir.