CMK m.226 uyarınca ek savunma hakkının sanığın müdafiine tanınması, sanığın savunma hakkını tam olarak karşılar mı? Bu durumun hukuki dayanağı ve amacı nedir?
CMK m.226/4, 'Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır.' hükmünü içerir. Bu hüküm, sanığın yokluğunda yargılamanın sürüncemede kalmasını önlemek ve usul ekonomisini sağlamak amacıyla, ek savunma hakkının müdafi tarafından kullanılabilmesine olanak tanır. Hukuken bu geçerli bir usuldür. Ancak, savunma hakkının şahsen kullanılmasının esas olduğu durumlarda, özellikle de sanığın ek savunma için süre talep etme veya bizzat beyanda bulunma iradesi varsa, bu hakkın öncelikle sanığa tanınması gerekir. Müdafiin savunması, sanığın savunmasının yerine geçmekle birlikte, özellikle sanığın bizzat açıklamak isteyebileceği olgusal durumlar söz konusu olduğunda, sanığın şahsen savunma yapma imkanının kısıtlanmaması adil yargılanma hakkı açısından daha güvenceli bir yaklaşım olacaktır.