5237 sayılı TCK m.126'daki 'matufiyet' şartı ile 765 sayılı mülga TCK'daki düzenleme arasında temel bir fark var mıdır?
Evet, temel bir fark vardır. 765 sayılı mülga TCK'da hakaret ve sövme suçları ayrı ayrı düzenlenmiş ve matufiyet için 'zan ve istihdaf edildiğini gösterir karineler' yeterli görülmekteydi. Bu, daha esnek ve yoruma açık bir ifadeydi. 5237 sayılı TCK m.126 ise daha katı bir kriter getirerek, mağdurun şahsına yönelik olduğunda 'duraksanmayacak bir durum' olmasını aramaktadır. Bu ifade, mağdurun belirlenmesinde herhangi bir şüpheye, tereddüde yer olmaması gerektiğini, karinelerin çok daha açık ve kesin olması gerektiğini vurgular. Bu değişiklik, kanunilik ilkesini güçlendirme ve ifade özgürlüğünün alanını genişletme amacı taşımaktadır.