TCK m.104/1'de düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda, mağdurun rızasının varlığı nasıl ispatlanır? İspat yükü kime aittir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #333064

Ceza hukukunun temel ilkeleri gereği, suçun tüm unsurlarını ispat etme yükümlülüğü iddia makamına (Cumhuriyet Savcısına) aittir. Ancak TCK m.104'ün özel yapısı nedeniyle burada bir ispat zorluğu ortaya çıkar. Sanık, eylemin rızayla gerçekleştiğini savunarak TCK m.104'ün uygulanmasını, mağdur ise zorla olduğunu savunarak TCK m.102'nin (cinsel saldırı) uygulanmasını isteyebilir. Bu durumda mahkeme, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini gözetir. İddia makamı veya mağdur, eylemin 'cebir, tehdit veya hile' ile gerçekleştiğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlayamazsa, eylemin rızaya dayalı olduğu kabul edilir ve TCK m.104 uygulanır. Yargıtay kararlarında (örneğin Y.14.CD, E:2015/437, K:2015/6166), zorlamaya dair mağdurun soyut beyanı dışında delil olmaması, beyanlarda çelişki bulunması gibi durumlar, şüphenin sanık lehine yorumlanarak eylemin TCK m.104 kapsamında kaldığına karar verilmesini gerektirmektedir. Dolayısıyla, rızanın yokluğunu (yani cebir, tehdit ve hilenin varlığını) ispat yükü iddia makamındadır.