Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2012/7282 E. sayılı kararında, mağdurun 'gidecek başkaca bir yeri olmadığı için sanıkla cinsel ilişkiye girdiğini' beyan etmesi, eylemin zorla (cebirle) işlendiği kabulü için yeterli görülmüş müdür? Bu durumun hukuki anlamı nedir?
Hayır, yeterli görülmemiştir. Yargıtay bu beyanı, mağdurun içinde bulunduğu çaresizlik durumunu ifade eden bir motivasyon olarak değerlendirmiş, ancak bunu TCK m.102 anlamında bir 'cebir' veya 'iradeyi ortadan kaldıran bir neden' olarak kabul etmemiştir. Cinsel suçlarda 'cebir', fiziksel bir zorlamayı veya karşı koymayı imkansız kılan bir durumu ifade eder. Mağdurun ekonomik veya sosyal çaresizliği, tek başına cebir unsurunu oluşturmaz. Bu nedenle Yargıtay, bu beyana ve diğer delillere dayanarak, eylemin zorla işlendiğine dair şüpheden uzak kesin delil bulunmadığını, bu nedenle fiilin rızaya dayalı TCK m.104 kapsamında kaldığını belirtmiştir. Bu, çaresizlik ile cebir arasındaki hukuki ayrımı gösteren önemli bir yorumdur.