Yüksel Yalçınkaya kararında İHAM, FETÖ/PDY'nin terör örgütü olduğuna dair ilk nihai yargı kararının 07.03.2017'de verildiğini belirtmiştir. Bu tarihten önceki bir tarihte ByLock kullandığı iddia edilen bir kişi hakkındaki mahkumiyet, 'suçların geriye yürümezliği' ilkesi (nullum crimen sine lege praevia) açısından nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #333013

İHAM, bu durumu doğrudan bir 'suçların geriye yürümezliği' ihlali olarak görmemiştir. Mahkeme, bir yapının ne zaman terör örgütü olarak nitelendirildiğinin önemli olduğunu, ancak cezai sorumluluğun tek başına bu tarihe bağlı olmadığını belirtmiştir. Önemli olan, failin eylemi işlediği sırada, katıldığı yapının suç işleyen bir örgüt olduğunu bilip bilmediği ve bu kastla hareket edip etmediğidir. Eğer bir kişi, örgütün terör örgütü olarak ilan edilmesinden önce, bu yapının yasa dışı ve şiddet içeren amaçlarını bilerek ve isteyerek örgütsel faaliyetlere katılmışsa, bu durum geriye yürüme yasağını ihlal etmez. İHAM'ın eleştirisi, bu 'bilme' ve 'isteme' (manevi unsur) unsurunun, her bir sanık için somut delillerle ispatlanması gerekirken, ByLock kullanımının tek başına bu unsurları ispatladığının varsayılmasıdır. Sorun, tarihten çok, manevi unsurun ispat yöntemindedir.