5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi, kaçak eşya taşımasında 'bilerek' kullanılan veya 'kullanılmaya teşebbüs edilen' her türlü taşıma aracının müsaderesini öngörmektedir. Buradaki 'bilerek' unsuru ne anlama gelir ve ispat yükü kime aittir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #332979

'Bilerek' unsuru, araç sahibinin veya sürücüsünün, aracın kaçakçılık suçunda kullanıldığını bildiğini, yani bu konuda 'doğrudan kastla' hareket ettiğini ifade eder. Taksirle veya bilmeden aracının kaçakçılıkta kullanılmasına neden olan kişinin aracı müsadere edilemez. İspat hukuku açısından, kural olarak bir kişinin bir şeyi 'bildiğini' ispatlamak iddia makamına aittir. Ancak uygulamada, aracın durumu (örneğin özel zula yapılmış olması), kaçak malın niteliği ve miktarı, failin davranışları gibi dışa yansıyan olgulardan hareketle, kişinin 'bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu' sonucuna varılarak kastın varlığı dolaylı olarak ispatlanabilir. Yani ispat yükü savcılıktadır, ancak sanığın 'bilmiyordum' şeklindeki soyut savunması, somut olgularla çelişiyorsa yeterli görülmeyebilir.