Bir kişi, 15 yaşını doldurmuş ancak 16 yaşını doldurmamış bir çocukla rızasıyla cinsel ilişkiye girmiş, ancak daha sonra çocuğun aslında 15 yaşını doldurmadığı, nüfus kaydının yanlış olduğu ortaya çıkmıştır. Sanığın bu durumdaki cezai sorumluluğunu TCK m.30 (hata) açısından tartışınız.
Bu durumda TCK m.30/1'de düzenlenen 'fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeme' hali, yani 'esaslı hata' gündeme gelir. Sanık, eylemi işlerken mağdurun yaşının 15'ten büyük olduğu, yani eyleminin TCK m.104 kapsamında olduğu zannıyla hareket etmektedir. Oysa mağdurun gerçek yaşı 15'ten küçüktür ve eylem aslında TCK m.103 kapsamındadır. Eğer sanığın bu hatası (mağdurun yaşı konusundaki yanılgısı) 'kaçınılmaz' ise, yani sanıktan mağdurun gerçek yaşını bilmesi beklenemiyorsa (örneğin mağdur fiziken çok gelişmişse, sahte kimlik göstermişse vb.), sanık bu hatasından yararlanır ve cezalandırılmaz. Eğer hata kaçınılabilir ise, sanığın kastı TCK m.104'e yönelik olduğu için, TCK m.30/1 son cümle uyarınca, kastettiği suçtan (TCK m.104) dolayı sorumlu tutulur ve daha hafif olan bu suçtan ceza alır.