Ceza muhakemesinde 'davasız yargılama olmaz' ilkesi (CMK m.225/1) ile 'iura novit curia' (mahkeme hukuku re'sen uygular) ilkesi (CMK m.225/2) arasındaki dengeyi, suçun hukuki niteliğinin değişmesi (CMK m.226) bağlamında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #332917

Bu üç kavram, ceza yargılamasının sınırlarını ve mahkemenin yetkilerini belirleyen bir denge sistemi oluşturur. 1) 'Davasız Yargılama Olmaz' (CMK m.225/1): Bu ilke, mahkemenin yargılama yapacağı 'olayı' (fiili) sınırlar. Mahkeme, iddianamede anlatılan olayın dışına çıkamaz, yeni bir fiil ekleyemez. Bu, davanın maddi çerçevesini çizer. 2) 'Iura Novit Curia' (CMK m.225/2): Bu ilke, mahkemeye, iddianamede çizilen bu maddi çerçeve içindeki fiile hangi hukuk kuralının uygulanacağını serbestçe belirleme yetkisi verir. Mahkeme, savcının hukuki nitelemesiyle bağlı değildir. 3) Ek Savunma Hakkı (CMK m.226): Bu ise, mahkemenin 'iura novit curia' ilkesini kullanırken sanığın savunma hakkını ihlal etmesini önleyen bir güvencedir. Mahkeme, fiilin hukuki niteliğini sanığın aleyhine değiştirecekse, bu yeni nitelemeye karşı sanığa kendini savunma imkanı (ek savunma hakkı) tanımak zorundadır. Kısacası, mahkeme fiille bağlıdır, nitelemede serbesttir, ancak bu serbestliği kullanırken sanığın savunma hakkını gözetmek zorundadır.