Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/4808 E. sayılı kararında, sanığın eyleminin 'reşit olmayanla cinsel ilişki' (TCK m.104) suçunu oluşturduğu halde, mahkemenin 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' (TCK m.103) suçundan ceza vermesi 'suç vasfında yanılgı' olarak nitelendirilmiştir. Bu yanılgının sanık açısından en önemli hukuki sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #332914

Bu yanılgının sanık açısından en önemli hukuki sonuçları şunlardır: 1) Ceza Miktarı: TCK m.103'te öngörülen ceza, TCK m.104'e göre çok daha ağırdır. Dolayısıyla sanık, işlemediği daha ağır bir suçtan cezalandırılmış olur. 2) Şikayet Şartı: TCK m.104/1 şikayete tabiyken, TCK m.103 kural olarak şikayete tabi değildir. Karardaki olayda olduğu gibi, eğer mağdur şikayetçi değilse veya şikayetinden vazgeçmişse, suç vasfının doğru bir şekilde TCK m.104 olarak belirlenmesi, davanın 'düşmesi' sonucunu doğuracaktır. Oysa yanlış vasıflandırma nedeniyle sanık hem yargılanmaya devam etmekte hem de mahkumiyet almaktadır. Bu, sanığın usuli ve maddi haklarını temelden etkileyen bir hatadır.